ISSN: 1305-3876 Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Benign Prostat Hiperplazisinde Alfa-blokörlerin Yeri
Dr. Yaşar BEDÜKa
a Üroloji AD, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANKARA Yapılan çalışmalar BPH'da prostatektominin çok ta sorunsuz bir ameliyat olmadığını göstermiştir.Ayrıca bir grup hafif semptomlu hasta da başka seçenekler olmadığı için gereksiz yere ameliyat edilmiştir. Günümüzde BPH tedavisinde amaç histolojik BPH'nın klinik hastalığa dönüşmesini engellemektir.Bu nedenle prostatik üretra düzeyindeki basıncı azaltan α-blokör tedavisi yaygın kullanım alanı bulmuştur. Bilindiği gibi α-blokörler prostatın dinamik komponentine etkilidirler. Zira prostat düz kasları,mesane boynuve üretra sempatik sinir sistemince inerve edilmektedir. Mesane boynu ve prostat yoğun şekilde α reseptör içerirken;detrüsörde az miktardaki α reseptörün yanında yoğun olarak muskarinik ve β reseptörler bulunur.Ürodinamik çalışmalar prostatizmden yakınanların %50'sinden fazlasında detrüsör instabilitesi bulunduğunu göstermiştir. α-blokörler detrüsördeki α-reseptörler üzerine de etkili olduğundan mesane irritatif semptomlarına da bir dereceye kadar etki yapmaktadır. BPH'nın semptomatik tedavisinde ilk kez 1976'da α-blokör kullanılmış, o günden bugüne daha selektif ajanlar bulunmuştur.Bugün tanımlanan 3 adet alfa reseptör (AR) vardır: α1-AR, α2-AR ve β-AR.Bunlardan prostat ve mesane boynuna etkili olan α1-AR'lerin 3 alt grubu tanımlanmıştır: α-1a, α-1b ve α-1d.Prostat stromasında en çok α-1a subtipi bulunmaktadır. Dolayısıyla buna spesifik α-blokörler daha üroselektif ve düşük yan etkili olmaktadırlar. Bugün kullanılan doksazosin, alfuzosin, terazosin ve tamsulosin'in yaklaşık benzer etkileri bulunmakta ve genel anlamda hastaların %60-70'inde üriner semptomlarda düzelme sağlamaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Alfa-blokör, alfa-reseptör,BPH, obstrüktif semptomlarTurkiye Klinikleri J Surg Med Sci 2005, 1(1):54-63
|
|
|
|
|