ISSN: 1305-3876 Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Ürolojide Sakral Nöromodülasyon
Dr. Ali ERGEN,a Dr. Kubilay İNCİa
aÜroloji AD, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANKARA Sakral nöromodülasyon ilk olarak 1981 yılında gündeme gelmiş ve giderek yaygınlaşarak konservatif tedaviye yanıtsız sıkışma inkontinansı (urge inkontinas), sıkışma sıklık (urge-frekans) ve obstrüksiyona bağlı olmayan üriner retansiyon gibi alt üriner sistem semptomları olan hastalara bir tedavi şekli olarak kabul edilmiştir. Ancak endikasyonlar bunlarla sınırlı kalmayıp genişlemeye devam etmektedir. İşlem basit, güvenli ve kalıcı implant yerleştirilmeden önce hastanın tedaviye uygun olup olmadığını belirlemeye imkan verdiği için geri dönüşümlüdür. Bu yöntemle konservatif tedavi yöntemleri ile cerrahi tedaviler arasındaki boşluk kapatılmıştır.
Etki mekanizması net olarak anlaşılmadığı gibi bazı hastaların neden bu tedaviye cevap vermediği de bilinmemektedir. Günümüzde tedavinin etkinliğini belirleyecek klinik parametreler olmadığı için tüm hastalara endikasyondan bağımsız olarak kalıcı implantasyon öncesi test stimülasyonu yapılmalıdır. Sakral nöromodulasyonda en son yenilik dişli (tined) elektrodlardır. Bu elektrod, kuadripolar elektrod tamamen perkütan yolla yerleştirilebilmesine ve periferik sinir değerlendirmesine göre daha uzun ve daha güvenilir bir deneme süresi geçirmesine olanak vermektedir. Başarı kriterlerine bağlı olarak %50-70 arasında başarı oranları değişmektedir.
Sonuç olarak, sakral nöromodülasyon konservatif tedavi seçeneklerine yanıtsız alt üriner sistem hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir.Anahtar Kelimeler: Nöromodülasyon, sıkışma, inkontinans, retansiyon, interstisyel sistitTurkiye Klinikleri J Surg Med Sci 2005, 1(5):61-64
|
|
|
|
|